YAŞIN OLDU KIRK DOKUZ ELLİ
Gençliğimizin mahalli sanatçısı Ali Ercan bir müziğinde; "yaşım oldu kırk dokuz elli, annene bak gör halini" derdi ; ama pek dikkatimizi çekmezdi. Zamanla anlıyoruz ne demek istediğini.
Allah uzun ömürler versin Ali Ercan'a.
Hayat serüveninde insan; ilk ciddi sendelemeyi yaş kırk olunca yaşar.
İnsan yavaş yavaş şartlara ve zamana alışıyor. 60-70 yaşında olanların ; dur bakalım daha çocuksun sözleri moral gücü olur, sükunet sağlar.
40-50 arası para kazanma, geleceğe ait somut planlar kurma, yatırım yapma aralığıdır.
Çocuklar büyümüş, istekler, harcamalar çoğalmış, okul hayatları devâm ediyor; sıkıntı bir iken bin oluyor.
İkinci ciddi vurgun; "50.yaş gününüzü kutlar, nice yıllar dileriz" diye mesaj atan bir kurumun uyarısıyla, hem de gece 00,05'de gelir.
Yaş 50 olmuştu. Yapılan bir yanlış davranış karşısında, "yaşından başından utan" ikazlarının bol olduğu zaman...
Emeklilik hesaplarının yapıldığı, çocukların evlendirilme konusunun gündemden düşmediği bir dönemdir.
Yaş kaç diye sorana, 49-50 cevap verilir. 50'yi telaffuz etmek pek kolay olmaz. Hastanede, pazarda amca ya da abi hitabı yarı yarıyadır.
Nihayet 60 yaşa giriş itirazsız, tepkisiz, mağlup ve teslimiyet içinde gerçekleşir. 40 ve 50 vurgunlarından sonra tepkisiz bir şekilde; gelsin bakalım diyorsunuz.
Artık herkes rahat rahat amca diyor, bu arada dede sesine de alışmış oluyorsunuz.
Sık sık ağrı şikayetleri ile hastane kapıları aşındırılır.
İlaç kutuları poşet poşet, hangi hapı içtiğinizi unutursunuz.
Dakikalarca alnınızın üst tarafına kaldırdığınız gözlüğünüzü arar durursunuz.
Sık sık ölüm haberleri ve sâlâ sesleri sıranızı kısaltır durur.
Dur hele, daha karpuz kesecektik lafları geride kalır, dur bakalım daha yaşın ne ki iltifatları inandırıcı gelmez.
Sağlığını verdiğin, ömrünü bitirerek kazandığın mallardan birini satıp ihtiyaç görmek ya da bağışlamak istersen; mirasçıların (!) şiddetli tepkisi ile karşılaşırsın.
Malın tasarrufu ile ilgili olarak, devletin 65 yaşından sonra akıl sağlığı raporu istemesi her şeyin bittiğini gösteriyor.
Geçmişle ilgili kimi davranışların sürekli yüzünüze vurulduğu, başınıza kakıldığı, karizmanın çizildiği, her şeyin içe atılıp yutkunuldığu bir dönemdesiniz artık.
Tüm çileler, meşakkatler, çabalar; bu dünyaya geliş gayesine uygun, ahiret yurduna hazırlık için oluyorsa ne mutlu o kişiye!
Yok eğer, dünyada bile karşılığı olmayan bir amaç için yaşanmış sa yazıklar olsun, vay halimize!
Fırsat kaçmadan, eyvah demeden bir yol tutulmalı!














