MECBURİ TARAFLILIK
Daha baştan belirtelim ki; Allahü Teâlâ bu günkü olanları bize ayan beyan açıklamıştır.
Zâlimi diğer bir zâlimle cezalandıracağını bildirimiştir.
"İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz' (En'âm:129).
Öncelikleri dikkate almak durumundayız.
Şu anda İsrail ve ABD İran'ın her yerini sivil asker ayrımı yapmadan bombalıyor. Çoluk çocuk demeden katlediyor, evlerini başlarına yıkıyor, açlığa mahkum ediyorlar.
Dini Lider, Cumhurbaşkanı, üst düzey sivil ve askeri yöneticiler birer birer katledildiler.
Şu anda İran'ın itikadnı, inancını, hedeflerini, müslümanlara yaptıklarını gündeme getirip tartışma zamanı değil; öncelik ABD -İsrail ortaklığının yaptıkları ve yapmak istediklerinin dikkate alınmasıdır.
İran, her zaman bizim ve Sünni müslümanların düşmanı olmuş, sünnilere acımasız katliam yapmıştır. Kasım Süleymani'nin Irak ve Suriye'de yaptıkları bariz örnektir.
Dediğimiz gibi şimdilik bunları konuşma zamanı değil.
Ülkemizin sınırlarına kadar gelen bir tehlike karşısında dikkatli olup, önlemlerimizi almak, ateşin sönmesi için gayret göstermek durumundayız.
Şimdi ABD, İsrail ve diğer işbirlikçilere karşı İran'ın yanında olmak durumundayız. Daha doğrusu saldırganların karşısında olmalıyız.
Yani ateşi İran'da söndürmek gerekir. O'nun için İran'a silah desteği veremiyorsak bile, Manevi destek verip, dünya kamuoyunun dikkatini çekmek ya da arabuluculuk yapmak durumundayız.
Türkiye'de koca koca adamların yaptığı yorumlar akla ziyan, gerçeklere aykırı, akl ı selim düşünmeye zıttır.
Neymiş efendim; Aslında İran ABD ve İsrail ile danışıklı dövüş yapıyorlar mış! Yuh be! Bir de isimlerinizin önünde akademik ünvan yazıyor.
Ülke yerle bir edilecek, donanmalar, tanker gemileri batırılacak, istasyonlar vurulacak, öğrenci kız çocukları katledilecek, tüm liderler öldürülecek; sen buna danışıklı dövüş diyeceksin. Hadi ordan!
Dünyayı ve olayları geniş açıdan, gerisi ve ilerisinden görmek ve okumak gerekir.














