KEDİLER ÜZERİNDEN GÖNDERMELER
Hemen her komşunun mutfak penceresinin önünde bir ya da iki kedi sabahtan akşama kadar bekler, ev sahibinin vereceği biraz yemek artığı ile karınlarını doyururlar.
Kedilerin yaşam, beslenme biçimleri de evrime uğradı.
Bu arada fareler özgürce dolaşıyorlar. Hatta bazı yerlerde ortak yemek yiyorlar, çoğu zaman fareler kedileri ısırıyor, kovalıyor.
Oysa doğal dengeyi korumak için, kediler doğal beslenmeli, daha ziyade fare yakalamalıdırlar.
Hele bir de evlere alıp modern bir şekilde hayat sürmeleri sağlanıyor.
Mama, kum, temizlik, aşı, bakım gibi masaraflar yekün tutuyor.
Evde iki adet kedi bulunan bir evde 15 dakikalık oturma esnasında gördüm ki kıllar havada uçuşuyor. Hele lacivert bir kıyafetiniz varsa kılları tüm üzerine çekiyor.
Mutfak penceresi önünde bekleyen kediler çoğu zaman yemek seçiyor, genellikle ekmek yemiyorlar, hatta fareler ilgilerini bile çekmiyor!
Sabahtan akşama kadar pencere önünde bekleyip ev sahibinin vereceği bir miktar yemek artığını yiyen kediler; doğal beslenmeleri gereği fare, kuş, börtü böcek ile beslenmeleri gerekir ki, hem doğal denge korunsun, hem de tembelliğe, sünepeliğe alışmasınlar.
Bu arada yağmurlu, karlı, soğuk, sıcak iklimlerde elbette ki tüm hayvanlara takviye yardım yapılabilir/yapılmalıdır.
Teşbihte hatâ olmaz; çalışma imkânı olduğu halde, sağlığı sıhhati yerinde iken, ya da ihtiyacı olmadığı halde yardım alan, talep edenlerin, sürekli devletten ve şahıslardan gelecek yardıma odaklananların kedilerden ne farkı var?
Yardım, hizmet uğruna yalvaran, yakaran, el pençe bağlayan, iki yüzlü davranan, dalkavukluk yapanlara, padişahım çok yaşacılara yazıklar olsun!
Özgür, hür, bağımsız, kimseye tenezzül etmeyen; kolay kolay yere konmayan, yakaladıkları sineklerle, böceklerle beslenen, bazen kuru ot tohumları yiyen kırlangıçlar ve yükseklerden uçan huma kuşu örnek alınmalıdır.
Hakkı olan, bir hizmeti doğal olarak alması gerekenlerin, bir lütufmuş gibi yöneticilere yalvarmaları, methiye dizmeleri, yalakalık yapmaları da utanç verici!
Doğal olarak; halkın hakkı olan hizmetleri; aynı şekilde bir lütuf olarak görenlere, böyle davranılmasından memnun olanlara, egosunu tatmin edenlere de yazıklar olsun!
Tek çare biatçı, teslimiyetçi zihniyetten kurtulmak, hak ve hukunu bilmek, özgür irade ve onurlu yaşama sahip olmaktır!
Hâlâ sürü psikolojisi gibi, seçme hakkını kullanmayıp aşiret, sülale, kabile gibi doğal feodal anlayış ve hareketin benimsenmiş olması düşündürücü!















