ULAN VAY ANASINI
Karadenizli sanatçı ihanete uğradığını geç fark edince; içinden, ta derinden yanmış yaralanmış olarak; sık sık " ulan vayy anasını " sözlerini tekrar eder dizelerinin arasında.
İnsan, bulunduğu ortamda, bulunduğu şartlarda, mevcut çevrede, mevcut psikoloji ve sosyolojide hakikatleri göremeyebiliyor, tartamıyor, iyi niyetli bakıyor, bakışlardaki zehirli oku, zihinlerin arkasındaki hinliği fark edemiyor.
Tek sebep; iyi niyetli olmak, sevgiyle yaklaşmak, plan üzerinde olmamaktır.
Bu durum saflık; hatta bir yerden sonra kerizlik olarak değerlendiriliyor.
Bazen olmayan işlere üzüldüğünüzün yanlış olduğunu zamanla anlıyorsunuz. Allah'ın sevgili kulu olduğunuzun farkına varıyorsunuz!
Bundan sonra ölçü şöyle olmalıdır:
- Şüpheci olup sorgulamak
- Kurnaz olmak
- İyi niyeti abartmamak
- Herkesin hesabını iyi sezmek.
- İyi görünmeye çalışmamak
- Haklı yere kırmak yerine kırılmamak
- Sağlam dostluklara kontrollu yaslanmak
- Tecrübelilerden, feleğin çemberinden geçenlerden azami derecede yararlanmak, teşrik i mesaide bulunmak.
- Aceleyle hareket etmeden, eni boyu düşünülerek hareket etmek
- Kamer GENÇ metaforu.
Not: Kamer Genç, kendisine söylenen her söze, her hakarete, her küfüre; makamına, konumuna bakmadan cevap verir, boşlukta hiç bir söz bırakmaz, içine atmaz, yarına bırakmazdı.
Yani, kaleye gelen her topu eliyle yumruklar, ayağı ile tekmeler, bedeni ile engeller, asla kaleye girmesine izin vermezdi.
Böylece hiç bir sıkıntıyı içine atmaz, psikolojisini bozmaz, hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam eder, muhatapları ile konuşurdu.
Sanatçının devamında, her bir gerçekle yüzleştikçe " demek... " sözü ile başlayan şaşkınlıklar yaşamamak için...














