SAMİMİ ÜÇ ADAM
Necip Fazıl Kısakürek merhum: "tabutumu inanmış dört adam taşısın yeter" şeklinde vasiyetini bildirmişti.
Bir dava, bir hareket, bir proje için samimi, inanmış, kararlı, sadık mücadeleci üç kişi olsun yeter.
Üç kişi, üç milyonu etkileyecek potansiyeldedir.
Menfaati bitince gemiyi terk edenler, umduklarını, beklentilerini elde edemeyenler, hep bir hesap içinde olanlar, ayçiçeği gibi hemen dönenler en tehlikeli yol arkadaşlarıdır( !) .
Oturmamış kişilikler, zayıf bilinçle hareket edenler; kaz gelecek yerden tavuğu esirgemezler. Eğer kaz gelmezse verdikleri tavukları da isterler. Ailesi ile kız istemeye giden Kemal Sunal'ın ; olumsuz cevap alınca, getirdiği hediye şekeri istemesi gibi bir durum!
Dava adamları, arkadaşlarını yarı yolda bırakmaz; maddi manevi cenazeyi hep beraber kaldırırlar.
Davada hapis de olabilir, maddi kayıp da olabilir, başarısızlık da olabilir.
Bunları göze alamayanlar bu yola çıkmasınlar!
Zor işlere basit adamlarla çıkmak büyük pişmanlık ve derin kahırlara yol açar.
Anca beraber, kanca beraber, varlıkta, yoklukta, sıkıntıda hep beraber el ele verebilecek üç samimi, erdemli, faziletli adamlara ihtiyaç vardır.
Hakiki başarı ancak böyle dava adamları ile olur.
İlk aşama, ilk başlangıç, ilk harekette bulmak lazım üç inanmış adamı.
Aksi taktirde, sadece ayaklarına, sürekli rahatsızlık verecek pıtırak toplamış olursun.














