ÖNCE ÇARESİZ , SONRA SAHİPSİZ BIRAK
Hastalarımız, doktorlar vesilesiyle tedavi edilmeyip umut verilemeyince, ağrılara bir çare bulamayınca, ilaçlar da etki etmeyince farklı arayışlara giriyorlar.
Can o kadar tatlı ki, acı o kadar şiddetli ki, hastalar tüm varını yoğunu sağlığı için harcamaya hazırdırlar.
Çaresizlik içinde kalan hasta; duyduğu her üfürükçünün, sahte aktarların, 'koca karı" ilacı yapanların tuzağına düşer, istenilen her parayı verirler.
Burada temel iki sorun var; birincisi sağlık kuruluşlarının, doktorların hastaya yeterince güven verememesi, ikna edememesi; ikincisi kanunların bu şarlatanlar üzerinde ceza yönünden yetersiz kalmasıdır.
Sosyal medyada sayısız kremler, şuruplar, otlar reklam edilir, hastalar rahatlıkla etkilenir ve sipariş verirler.
Ya tanıtılan ürün gelmez, ya sahte olur ya da etkisiz bir ürün gelir.
Hasta açısından; " denize düşen yılana sarılır " deyimi geçerli iken; Devletin, şarlatanları , adreslerini tespit edip temelden bu ortamı kapatamamış olması şaşırtıcıdır.
Adresleri belli olan, insanların sağlık ve umutları ile oynayan bu kalpazanlar neden yakalanamaz? Halk bu durumu şaşkınlıkla izliyor.
Devlet, her konuda vatandaşa sahip çıkmak durumundadır.
Halkı mafyanın, şarlatanların, rüşvetçilerin, aracıların eline, tuzağına düşmekten korumak Devletin görevidir.
Ya da devlette, kimilerinin yanlış uygulamaları ile vatandaş; bu tuzaklara düşmemelidir.
Devlet halka karşı sıcak olmalı, gönül bağını ve aidiyetini zedelememelidir.
Yıllar önce Başbakan Erdoğan'a derdini anlatan bir vatandaşın, yıllar sonra anlattıklarıını duyduğumuzda çok şaşırmıştık.
Sayın Erdoğan memleketi Güneysu' da öğretmen adayı genç kızları dinledi.
Öğretmen adayları, Ankara'ya, Ak Parti merkezine gittiklerini, kapıların yüzlerine kapatıldığını söylediklerinde sayın Erdoğan bilinen tavrını sergiledi.
" Yalan söylüyorsunuz, Ak Parti kapıları kimseye kapanmaz' dedi.
Zaten Ak Parti'nin ve Erdoğan'ın en büyük handikapı, alttaki bu uygulamalardan haberinin olmaması, ya da fazla ciddiye almamasıdır.
Milletvekilleri birbiriyle uğraşmaktan, başka daha önemli işlerle uğraşmaktan bu konuları meclise getirmeye fırsat bulamıyorlar!
Ne varsa, yine Yeniden Refah Partisi milletvekili Mehmet AŞILA'da var.
Kendisine tanınan bir dakikalık sürede, meclis gündemine taşır çok sayıda konuyu dillendirdiği gibi.














