NEFSİ TARTIŞMA KAVGA DOĞURUR
Eskiler, " Bârika- ı hakikat, müsâdeme- i efkardan çıkar " demişler.
Yâni, hakikat güneşi fikirlerin çarpışmasından doğar.
Hakaret etmeden, saldırgan davranmadan, hele hele şartlanmadan, fikir bazında tartışmalar gerçeklerin ortaya çıkmasına katkı sağlar.
Derin ufka, geniş bakış açısına kapı aralar.
Tartışmada asıl önemli olan, öğrenme niyetiyle karşıyı dinleme, anlama amaçlı olmalıdır.
Farklı görüşler ileri sürerek, kendi fikrinizi açıklayabilirsiniz.
Eğer ki, nefsi duyguların etkisi altındaysanız amacınız; hakikatin ortaya çıkması için değil, karşıdakini alt etmek, rezil etmek, hatasını yakalamak, böylece ego tatmini yapmak için olacaktır.
Sabit fikirli tartışmalar kavga getirir.
Tuttuğunuz siyasi partiye, bağlı olduğunuz lidere, meşrebe, mezhebe, takıma, etnik yapıya kayıtsız şartsız bağlı iseniz; fanatik, despotik bir fikri esaret altındasınız.
Bu durumda yanlışa yanlış, doğruya doğru diyemezsiniz. Hakkı, hakikati savunamazsınız.
Dış eleştirilere tahammül edemez, karşıt saldırı ve savunmaya geçersiniz.
İnsanların hatâ, yanlış yapabileceği; inandığınız dinin önemli bir uyarısı iken; özellikle fânileri ölümsüz, hatasız kabul etmek dinin uyarılarına uzak kaldığınız anlamını taşır.
Kör aşık, kara sevdalı gibi bağlılık kalp gözünü kör eder.
Bir icrada yapılan eleştiriye karşılık, icra dışında olan birilerini, kurumları suçlayarak topu taca atmak kolaycılık ve basitliktir.
Allah Resulü'nün vahy dışında sözlerine bile, farklı görüşler ortaya koyan sahabelerin çok sayıda örnekliği varken, bir idareciye karşı söylenen haklı bile olsa; seviyeli bir eleştiriye karşı şiddetli tahammülsüzlük neden?
Fikri muhasara altında olan kimselerden tekamül beklemek hayaldir.














