MEB DENEME TAHTASI MI?
Türkiye'de, üzerinde en çok oynanan bakanlık; Millî Eğitim Bakanlığı'dır.
Her yeni Bakan çok iddialı gelir, halka, özellikle de öğrencilere büyük ümitler verirler.
Bir önceki bakanın icraatlarını çöpe atar, yeni bir programı gündeme sokarlar.
Hiç biri de başarılı olamamıştır. Eğer başarılı idiyseler; her bir sonradan gelen bakan neden bir önceki bakanın plan, program ve projelerini iptal eder?
Batı'da en az elli yıllık planlar yapılırken; bizdeki her plan bir bakanın bakanlık süresi kadardır.
Yakın geçmişte, bu konuda en çok iddialı olan Milli Eğitim Bakanları: Ömer Dinçer, Hüseyin Çelik, Nimet Çubukçu, Ziya Selçuk ve Nabi Avcı'dır.
Uygulamaları, planları yaz boz tahtasına çevirdiler. Öğrenciler üzerinde deneme yanılma çalışmaları yaptılar. Yazık ettiler bu çocuklara!
Başarısız bir orta eğitimi tamamlayan öğrenciler; çok sayıda açılan üniversitelere rahatlıkla kayıt yaptırdılar; nihayet eğitimli işsizler ordusu ortaya çıktı. Bir kısmı da asgari ücretle, branşları dışında işlerde birer işçi gibi çalışoyorlar.
Bu yüzden büyük bir ara eleman eksiği var. Meslek edinemeyen, bir branşta tecrübe kazanamayan gençler ya işsiz geziyor, ya da düşük ücrete çalışıyorlar. Fabrikalar, özellikle teknik eleman arıyorlar hem de yüksek ücretle; ama bulamıyorlar.
Millî Eğitim siyasete kurban gitmesin! Gençlik heba olmasın!
Şimdiki bakan Yusuf Tekin de iddialı geldi; ama sonuç ortada.
Orta öğretim süresi ve kademeleri konusunda değişiklikler sürekli gündemde duruyor.
Sahi, halkımızı bölen, ithamlardan kurtulmayan, büyük haksızlıkların olduğu iddia edilen "mülakat' ne oldu?
Söz verdiğiniz gibi kalktı mı, ya da daha mı önemsenir oldu?
Eğitimimizde acil, kalıcı reforma ihtiyaç vardır!
Tarafsız, siyasetten bağımsız bir şekilde, diğer eğitim sistemlerini analiz eden uzmanlar tarafından kalıcı bir eğitim sistemi ortaya konmalı, siyasetçilerin bu sistemi delmelerine izin verilmemelidir.
Hele hele, ahlaksız, maneviyatsız, dinden uzak bir eğitim sisteminin başarılı olması mümkün değildir.
Yıllardır elinde bulundurduğu notlardan okuyarak, öğrencilere dikte ettirmek suretiyle, ders verdiğini zanneden öğretmenlerin varlığı da ayrı bir vahim durumdur.
Önceden hazırlanarak, öğrencilere elinden gelen bilgiyi veren öğretmenlerimiz de var; onlara selam olsun!














