KRİTİK EŞİK ATLATILABİLDİ Mİ?
Ekrem İmamoğlu, birden bire parlatıldı, Beylikdüzü Belediye Başkanlığından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına getirildi.
Kim getirdi? CHP+ İyi Parti+ Hadep+ Saâdet Partisi+ çok sayıda marjinal sol parti+ bazı cemaatler...
Bu arada, özellikle Ak Partili yerel yönetimlerden memnuniyetsizlik ve önemli bir kesimin ekonomik sıkıntıları etkili oldu.
Ekrem İmamoğlu Belediye başkanı seçildiği günden itibaren hedefinin Cumhurbaşkanlığı olduğunu söyledi.
Belediyeyi neredeyse ikinci plana attı.
Bu yüzden derhal Doğu- Güneydoğu'da kayyum atanan belediyeleri ziyaret edip destek verdi.
Başta İngiliz ve ABD büyükelçileri olmak üzere dış bağlantıları sıklaştırdı.
Yunanistan'a özel davet edilip ağırlanması, üst düzey hükümet ve kilise yöneticileri ile görüşmesi kamuoyundan gizlenmedi.
Görüntülerin basına yansıtılması da özgüvenin bir göstergesi idi.
Yine, kardan dolayı İstanbul yol ve sokakları kapanmış, trafik felç olmuş; aynı anlarda İmamoğlu İngiliz Büyükelçisi ile rakı balık sofrasında planlar kuruyordu!
İmamoğlu ve ekibi için İstanbul Belediye Başkanlığı küçük kalıyordu; hedef cumhurbaşkanlığı idi. İstanbul belediyesi de bir sıçrama, bir kaynak depolama yeri idi. Gözü dönmüşlük, hırs, doyumsuzluk o kadar fazlaydı ki bölüşüm; kavga ve ifşa getirdi, saklanamadı.
Belki de hedef; büyük bir darbe idi. Darbe olması durumunda ülkenin ne hale geldiğini geçmişte çok gördük.
Allah bu milleti bu fırsatçıların eline düşürmedi.
Pekala, geçmişte nice badireler atlatan Erdoğan, her alanda bu kadar güçlü iken nasıl bu olayların başlangıç, gelişim zamanlarından haber alamadı?
Öyle ya, denildiğine göre sayın Erdoğan; polis, jandarma, yargıç, medya, iş adamları, cemaatlar, istihbarat, bürokratları kendine bağlamış, çok güçlü, tek adam durumuna geldi!
Pekala, bu kadar gücün varlığında bu olaylar, bu planlar nasıl oluşuyor, nasıl gelişiyor?
Burada bir tezat yok mu?
Seçimlerde halkın tamamının kandırılması imkansız.
Yerel yönetimlerde Ak Parti önemli yenilgi aldıysa, nedenini Ak partili belediyelere, bürokratlara, Ak Partiyi saran menfaat, çıkarcı, ihaleci, makyajcılara sormak lâzım!
Müthiş karşıt bir rüzgar oluşturulmaya çalışılıyor Ak parti tarafından.
CHP merkezli darbe girişimleri var, FETÖ ve dış bağlantılı destek artıyor.
Sınırlarımızda savaş tehlikesi var.
O halde Erdoğan'dan başkası bunlarla mücadele edemez. Yeniden Erdoğan'ı seçelim algısı pompalanıyor.
Neden koca ülke tek bir kişiye bağlanıyor?
Neden 23 yıllık iktidar süresince müesses nizamı kuramadınız?
Neden sistemi sağlam zemin üzerine oturtamadınız?
Neden sizden sonra, yerinize geçecek halefler hazırlamadınız?
Neden arkadan gelecek lider vasfı taşıyan gençlerin önünü açmadınız?
Şimdi de ülke zorda, kritik eşikte; Erdoğan'dan başkası bu sürecin üstesinden gelemez, ne olursa olsun Erdoğan'ı seçeceğiz algısı hem var, hem de pompalanıyor.
Ak Parti, AKP'lilerden kurtulmadıkça, başarılı olma şansı yoktur.
Küstürülen, kırılan, itilip kakılan, gönül bağı kopan bu halk bu zamana kadar sinesine çekip belki de tepkisini sandığa gitmeyerek gösteriyordu.
Bundan böyle tolere etmeyip sandığa giderlerse Erdoğan'ın kazanma ihtimali yoktur!
Biraz geniş ufuktan bakmak lazım olaylara!














