KAZIYARAK TIRMANARAK MÜCADELE EDEREK GELMEK
Kolay, fazla emek sarf etmeden, birden bire, amiyâne tabirle, beleşten elde edilen mal, mülk, makam, statü; o kişi üzerine oturmaz, daha doğrusu taşıyamaz, eskilerin deyimi ile, har vurup harman savurur, kıymet bilmez.
Babadan kalma mirası, evlatlar satar tüketir, piyangodan çıkan parayı yönetemez, zamanla kaybederler, âni, kolay para kazananlar; para kültürünü taşıyamaz, yönetemez, havalara girer, lüks yaşama dalarlar.
Bir şekilde, çalışmadan, didinmeden, yorulmadan, ezilmeden bir makama, bir statüye sahip olanlar da makamlarının hakkını veremez, ağırlığını taşıyamazlar.
Didinip çabalayanlar, gecesini gündüzüne katanlar, maddi manevî emek harcayanlar; tabiri caizse tırnağı ile kazıya kazıya bir yere gelenler, maddiyata kavuşanlar, makama oturanlar; hem makamın, hem koltuğun, hem paranın, hem emeğin kıymetini bilir, ağırlığını taşır , yönetir, yalpalanmaz, savrulmazlar.
Zor elde edilen imkanlar kolay kaybedilmez, başarının getirdiği mutluluk, iç dinginliği, kişisel ilişkiler; başarı, huzur ve sürdürülebilirlik getirir.
Bencillik yerine paylaşım, dikta yerine iş bölümü, yaz boz yerinekararlılkık sergilerler.
Giderken, yanlarına başkalarını da alırlar, yükselirken yalnız çıkmayıp başkakarının da elinden tutarak çıkarırlar, başkalarının sırtına basmazlar.
Tekstil piyasasında bir işçi, birden bire paraya kavuştu, patron oldu. Herkes O'ndan mal almak için kapısına gitti.
O da ne! Her müşterinin arkasından küfür ediyor, ağzı bozuk, sürekli dolarlardan bahsediyordu. Fazla sürmedi, eski haline döndü, Allah kimseye vermesin, kanserle mücadele ediyor.
Bir fakir, gariban arkadaş, bir şekilde bir vali ile tanıştırılır, Vali bey ahlakını ve temiz duruşunu sever, çeşitli imkanlar sunar.
Hatta deniz kenarında lojmanların müdürlüğüne getirir. Temizlik görevlisine bile söz geçiremeyen müdür, kendisi çay demler, diğer çalışanlara da ikram eder.
Bir gün habersiz ziyarete gelen Vali bey, saç sakal birbirine karışmış, piknik tüpüyle çay demleyen, küllükler ağzına kadar izmaritle dolu halde görür Müdür Beyi! Tabi son verir işine.
Hakkıyla, helalinden, çalışarak, emek sarf ederek, liyakatla bir yerlere gelmektir aslolan!














