FİKİR KÖRLÜĞÜ
Bir partiye, bir meşrebe, bir tarikata, bir ırka bağlı olanlar ; kendi fikirlerini kullanamıyorlar ne yazık ki.
Tornadan çıkmış gibi, tek bir fikri düşünceye sahiptirler.
Lidere, hocaya, şeyhe, meleye, ağaya bağlı olarak fikir sahibi olurlar.
O kadar ileri derecede bağlılık, teslimiyet var ki, hakikati, gerçeği gözlerinin önüne serseniz de sabit, biatçi görüşünü değiştirmez.
İki kere iki beş eder denilmiş se, dört dedirtemezsiniz.
Kimseye isyan, başkaldırı, itaatsizlik yapın demiyoruz; sadece sorgulayın, kontrol edin, tefekkür edin, tezekkür edin, akledin diyoruz; daha doğrusu Allahu Teala böyle buyuruyor.
Yüceltmeyin, kutsamayın, la yüs'el kabul etmeyin, aşırıya kaçmayın diyoruz.
Maduro üzerinden, herkes bulunduğu ideolojik konum üzerinden değerlendirme yapıyor.
Fırsatı bir şekilde değerlendirmeye çalışıyorlar. Maduro üzerinden sayın Erdoğan'a subliminal mesaj vermeye çalışanlar var.
Her ne olursa olsun, kol kırılır yen içinde kalır demişler.
Bağımsız bir ülke liderini ülkesine el koyarak tutuklayıp götürmek zorbalıktır, haydutluktur.
Bunun yanında, ülkende demokrasi, adâlet, eşitlik, birlik beraberlik, manevî ruh tesis edemezseniz, haydutça tutuklanma karşısında halkın desteğini almanız da imkansızdır.
Gezi olaylarında, 15 Temmuz darbe kalkışmasında milyonlar sokağa çıkıp sayın Erdoğan'a ülkenin lideri olarak, cansiparane destek verdiler.
Bu desteğin devamı için, demokrasi tam manasıyla işletilmeli, yargı bağımsız olmalı, torpil, rüşvet kalkmalı, istifa dur demeli, emeklinin maaşını insanca yaşanabilir seviyeye çıkarmalıdır.
Millî, manevi, daha doğrusu dini değerler zayıflatılmamalı.
Devletine, vatanına, bayrağına candan bağlı olan halkın gönül bağları, aidiyetleri köreltilmemeli.
Herkes kendine düşen görevi hakkıyla yerine getirmelidir.
Ne edin edin, güçlü bağları sıkı tutun. Maddi sıkıntılarla kopmasına izin vermeyin!
Emekliyi kiraya ezdirmeyin!














