FAY KIRIĞI DERİN, GERİLİM YÜKSEK
Sosyal medyada ya da çarşı pazarda görüyoruz ki; halk siyasî ve dinî inanç yönünden gergin, kin, nefret yönünden dolmuş durumdadırlar.
Özellikle belli bölge ve şehirlerde bu ayrışma çok daha belirgin.
Bir kesim, Erdoğan canımız, Allah başımızdan eksik etmesin derken; diğer bir kesim daha sert ve daha ağır sözler sarf ediyor, bir an önce gitsin, istemiyoruz diyorlar.
Konuşma tonları, jest ve mimikler çok sert, çok kırıcı. Kimse kimseyi dinlemek, anlamak, anlaşmak istemiyor. Gerginlik çok yüksek.
Özellikle sosyal medyada sabit fikirli tartışmalar, hakaretler, tehtidler ileri boyuttadır.
Dış tehtidlerin, savaş çanlarının sınırlarımızda çaldığı bir zamanda iç barışın sağlanması gerekir. İçte barışı, birlikteliği sağlayamazsanız dışta başarılı olmanız mümkün değil!
Geçmişten bu yana, başta ülkemiz olmak üzere, özellikle Batı ; ülkeler içinde çok sayıda kışkırtmalar, iç kargaşalar, çatışmalar çıkardılar.
Bu gün, bu gerçek Trump'la beraber daha aleni yapılır oldu.
İç kargaşa; ayrışmalar getirdiği gibi, ekonomik çöküntüye götürmektedir.
Geçmiş dönemde Trump Sayın Erdoğan'a açıkça; ülkeni iki kere ekonomik sıkıntıya soktum, akıllı olmazsan ekonomini tamâmen çökertirim diyerek tehtid etmişti.
Ülkede dinden ve geleneklerimizden haz etmeyen, her zaman dişlerini gıcırdatan, kin dolu, etkili bir kesim vardır.
Her türlü rahat ve üst statüde yaşadıkları hâlde, şikayet eden, ses getiren kesim olmuştur.
Bu kesim özellikle islam dini ve islamı yaşamak isteyenlerle hiç bir zaman kaynaşmak, bir arada yaşamak istemediler.
Yönetimin kendilerinde olmasını, müsade ettikleri kadar bir islamın yaşanmasını arzu etmektedirler.
Bu arada iktidar açısından temel iki sorun vardır:
Seküler kesime daha yakın, ama inançlarla ve geleneklerle kavgalı olmayan kesimi küstürmemek, kimi adil olmayan uygulamalarla o kesimin kucağına itmemek gerekiyordu.
Bunun yanında asıl önemlisi, size kayıtsız şartsız çeyrek asır destek veren kesimle gönül bağını koparmamak gerekir.
Hükümetin bu gerçekleri çok ciddiye aldığını zannetmiyoruz. Özellikle AK Parti, daldığı dünya muhabbetinden, kafasını kaldırıp gerçeğin farkına varmakta zorlanıyorlar.
Adaletsizlik, adam kayırma, iş savsaklama nedeniyle tabanda da müthiş bir gönül kopukluğu vardır.
Başta EYT olmak üzere, yapılan yanlışlardaki ısrar; tabanı huzursuz etmektedir.
İslâmi kesimin yönetimindeki bir hükümette, LGBT, uyuşturucu, gasp, cinayet, rüşvet, deizm, ateizm bu kadar artarken taban; olanlar karşısında büyük şaşkınlık içerisindedir.
Emeklinin içler acısı durumu, kopuşu hızlandırıyor.
Ebâ Müslim Horasani'nin dediği gibi, kopuşlar öbür cenahta toplanınca yıkılmalar mukadder olur.
Şayet karşıt taraf eline bir fırsat geçirirse, rövanşist, kindar, nefretle davranacağı muhakkaktır.
Neyse ki, gerçekleri yakınen gören, farkında olan, gece gündüz çırpınan, halkı uyaran, hiç hoşnut olmasalar da hükümeti ikaz eden, Babası merhum Erbakan'dan tecrübeli; dinamik kadrosuyla beraber Dr. Fâtih Erbakan ve ekibi var ki, bunlara bu fırsatı vermeyecek, ülkeye sonuna kadar sahip çıkacaklardır.
İş başa düştü diyen kadrolar ülkelerini ve ümmeti sahipsiz bırakmayacaklardır.














