DİYAP AĞA METAFORU
Tuncelili Diyap Ağa mebus seçilip Ankara'ya uğurlanırken halk seslenir: Ağam, daha önce mebus olanlar bizi unuttular, sen de gidince bizi unutmayasın!
Ben sizin sütünüzün kaymağıyam, süt bozulursa kaymak da bozulur. Siz bozulursanız ben de bozulurum cevabını verir Diyap Ağa.
Yöneticilere, idarecilere kızmak, eleştirmek çok yanlıştır.
Kuran'a ve hadislere baktığımızda failin ( öznenin) halk olduğunu görürüz.
Seçen halk, denetleyen halk, yönetilmeyi pratik olarak yaşayan halktır.
Tekrar tekrar aynı kişiler seçiliyor sa, yönetici daha ne yapsın?
Memnun ki halk; tekrar tekrar seçiyor.
Kimisi menfeati, kimisi bir beklentisi, kimisi de rahatının bozulmaması adına tekrar tekrar aynı yönde irade beyan ediyor olabilirler.
Toplumun, pardon sütün ekşidiğinin en büyük göstergesi; iki yüzlü, iki kişilikli, riyakar, siyasi münafık davranışların bağnazca artış göstermesidir.
Özellikle sosyal medyada desteklediği partisini, mezhebini, tarikatıni, ırkını canhıraş bir şekilde savunan, asla kusur bulmayan, eleştirilere şiddetle karşılık veren her kesimden klavye şövalyeleri var ne yazık ki!
Gerçek hayatta ve sosyal medyada siyasi münafıklık var. Görüştükleri yönetici ve kişilere göre farklı davranmak, farklı söz söylemek, "ayçiçeği karekterlilik" sıradan hal almış durumdadır.
Arafta bekleyen , "orta şerit metaforu" dediğimiz davranış sergileyenlerin, psikolojik baskı altında bulunanların, özgür irade beyan edemeyenlerin varlığı toplum için bir utanç vesilesidir.
Diyap Ağa özetlemiş durumu.














