CESARETSİZLİK DEDİKODU DOĞURUR
Peki, cesaretsizlik neden olur? Kişiler kendilerini rahatlıkla ifade edebilecek bir ortam ve zemin bulamayınca...
Aileden başlayan, okulda devam eden, ileriki hayatta daha etkili olan baskı; en tehlikeli silahlara yol açar.
Korku mu, sevgi saygı mı derseniz; ilk bakışta korku kazanır gibi görünür; ama nihayetinde sevgi saygı korkudan daha kalıcı ve etkili olur.
Çocukluk, hatta yeni gençlik döneminde, özelikle babalar çocuklarını dinlemez, sözünü keser, tamamlamasına izin vermez, ısrar ederse kızar, azarlardı.
Yıllar önce yazdığım ilk köşe yazımın konusu " uysal çocuk, uslu çocuk" başlıklı idi.
Susan, suskun olan, sessiz çocuklar edepli, ahlaklı, uysal kabul edilir.
Aslında aileden başlayan, okulda devâm eden suskunluk, sessizlik ; gerilimi yüksek birer bombaya dönüşür. İleriki zamanlarda iş yerlerinde, kurumlarda, sosyal hayatta devâm eden susturma, bastırma hareketleri de gerilim oluşturur, fikri gelişim olmaz, ufuklar daralır, sevgisiz iş ve nihayetinde başarısızlıkla sonuç verir.
Üniversitede hızlı ve asık suratla ders anlatan hoca; çocuklar, anlamadığınız yerleri sorun zamanında sıcağı sıcağına, çekinmeyin derdi.
Hasbelkader bir arkadaş şurayı anlamadım diye sorarsa, şunu mu anlamadın, ne zorluk var bunda, bunu anlamadıysan bırak bu okulu diye kızar, azarlardı.
Bundan sonra, hadi soru sorabilsin bir öğrenci sorabilirse.!
Sürekli içine atan, kendisini ifade edemeyen öğrenciler, sürekli hocadan konuşur, dedi kodu ederlerdi.
İki dönem görev yaptığım dernek yönetiminde dedikoduyu bir türlü önleyemiyorduk, sürekli kutuplaşma ve dargınlık oluyordu.
Bir gün yoğun çabalarla büyük çoğunluğu topladık; yönetici arkadaşlara konuşmayı uzun tutmamalarını söyledik.
Arkadaşlar, hepinize mikrofonu dolaştırıyoruz, herkes görüşünü, şikayetini, eleştirisini burada açıkça söylesin, muhataplarınız karşınızda cevabını versinler dedik.
Tabiki yöneticiler ilk başta eleştirilere tepki gösterdiler; ama zamanla tahammül gösterdiler. Bir iki toplantı sonunda kimse kimseden şikayetçi olmadı, herkeste bir aidiyet duygusu gelişti.
Bundan sonra bir huzur ortamı oluştu, dedikodular büyük oranda azaldı. Tüm bunlara rağmen dedikoduya devam edip art niyetli huzursuzluk çıkaranlar dernekten uzaklaştırıldı.
Konuşamayan, iç gerilimlere dayanamaz, kendisini baskı altında hisseden biri ya dedikodularla rahatlama yoluna gider, ya da ilerde şiddetle patlar.
Konuşturun, dinleyin, tahammül gösterin, fikri hapis en ağır hapistir.














