BAZEN KÖPRÜ ARAMAK YERİNE SUYU GEÇMEK LAZIM MIŞ
Bir avukat arkadaş anlatmıştı; alacak verecek meselesinde, taraflar hukuka başvurmadan aralarında çözmeye çalışırlar; ne zaman ki umutları kesilir avukata gelirler.
Bu zaman zarfında durum iyice yalama olur. Ya hukuki süreç bitmiştir, ya borçlu kendisini garantiye almış, ya mal kaçırmış veya anlaşmalı olarak bir başkası üzerine mal devri yapmıştır.
Alacaklı, ya da davacı açısından en doğru zaman; yüz göz olmadan daha doğrusu yalama olmadan hukuka başvurmaktır.
Evlilklerde de telafisi zor sıkıntılar oluyor.
Daha sözlü, nişanlı anında, yani evlenmeden ortaya çıkan olumsuz durumlar dikkate alınarak, bu yol kapatılmalı.
Evlendikten sonra anlaşmazlık, huzursuzluk varsa, telafisi kolay görünmüyor sa , çocuk olmadan evlilik bitirilmeli.
Bir çocuk var, evlilik hep kavgalı, geçimsizlik, anlayışsızlık hakim, gitmeyecek bir işi zorlamamak lâzım.
Ne oluyor; bu gün düzelir, yarın düzelir, zaman ilaç olur düşüncesiyle hareket ediliyor.
Çocuk sayısı artarsa, ayrılma imkanı da ortadan kalkıyor, geçimsiz, sevgisiz, mutsuz, başarısız bir evlilk ve kişlik sorunu, oturmamış karekter, sağlik sız bir ruh haline, bozuk bir psikolojiye sahip gençler yetişiyor ne yazık ki.
Bahse konu olaylar hem kadın hem de erkek açısından değerlendirilir.
Zamanında, kıvamında , tadında kesilmeli. Ağaç kuruduğunda, ya da dallanıp budaklandığında kesmek kolay olmaz.
Elbette ki istişare, danışma olmalı; ama en güzel cevabı saf, arı akıl ve mantık verir.
Her bir görüşe göre yön değişir se, sapaklar karışır, avare yaprak gibi dolaşır durursunuz!
" Akıllı köprü arayana kadar, deli suyu geçer miş".














