Son zamanlarda milletvekilleri ve belediye başkanlarında Ak Parti'ye katılımlar olmaktadır.
Bunun üç nedeni vardır:
Birincisi; partilerdeki iç huzursuzluk, yönetimden gelen mobing.
İkincisi; yargılanma korkusu.
Üçüncüsü; gelecekte seçilme garantisi elde edebilmek.
Merhum Erbakan Hocamız'ın iddiaları gerçekleşiyor; Milli Görüş ve diğerleri...
Ak Parti'de milli görüş, MHP'de milliyetçilik etiketi silinmiştir.
AK parti çoktandır, geçmişte Anavatan Partisi'nin "dört eğilimi"ne döndü.
MHP, Pkk terör örgütü ile işbirliğine girince milliyetçiliğe veda etmiş oluyor.
Geçmişte CHP, DEM ve dolayısıyla PKK ile işbirliği yaparken, şimdi Ak Parti yapıyor.
Yani Ak Parti ile CHP arasında ideolojik olarak bir fark kalmadı.
Birleşmelerinde de hiç bir sakınca yoktur.
Özellikle CHP'den ayrılan belediye başkanları, Ak Parti'ye geçmeden de başarılı olabilirler.
Belediye başkanlarının zorlukları da var.
Belediye başkanları, kendi parti teşkilatları tarafından ablukaya alınıyorlar.
Kadro, ihale, eleman konusunda pay alma mücadelesi var.
Onun için çok yerde il, ilçe başkanları ile belediye başkanlarının arası açık.
Parti gözetmeksizin tüm belediyelere; hazineden nüfusa göre ödenek geliyor. Emlak vergisi, harç, bağışlar, ceza vb gelirleri oluyor.
Ayrıca değişik gelir yolları var. Mesela devlet maden işletmelerinden%12 vergi alıyor, bunun yarısını madenin çıktığı belediyeye aktarıyor. Hazine arazilerini satabiliyorlar.
Yani bir belediye iktidara bağlı olmadan hizmetlerini rahatlıkla yapabilir.
Batmaya başlayan gemiyi terk etme gayreti var gibi!
İktidar tarafından, etik olmayan bu geçişlerin zafer edasıyla kutlanması da şık olmuyor.














