MEBRUR BİR UMREDEN BEKLENEN
Hani bir tekerleme vardı.
Hu hu komşu!
Oğlun geldi mi?
Geldi.
Ne getirdi?
İnci boncuk.
Kime kime?
Sana bana
...
Bugün son söyleyeceğimi yazımın başında söyleyeyim. Peşin peşin söyleyelim derler ya!
Allah haccınızı, Umrenizi kabul eylesin. Mebrur eylesin. İsteyenlere tekrarını nasip eylesin. imkanı olmayanlara rabbim olanaklar yeni fırsatlar versin inşallah. Gitmeden önce bilgilenmeyi seminerlerden istifade etmeyi nasip eylesin. Muhammed ümmetine ve Türk evladının bir ferdine yakışır şekilde tamamlamayı nasip eylesin.
Umre bir mektep....Umre bir okul... Giden mümin kardeşlerimiz evvelen O kutsal topraklarda "duyufur-rahmandır" yani rahmanın misafirleridir.Tıpkı hacca gidenler gibi.
Bu misafirlik öyle böyle küçümsenecek, değersizleştirilecek bir hale dönüştürülmemeli. Oraya giden bütün misafirlerin dikkat etmesi gereken adaplar vardır.Tıpkı bir komşunun evine misafirliğe gittiğimizde takındığımız edepli tavır gibi.
BİZLER NE YAPIYORUZ?
İnci boncuk, takkeler, tesbihler, seccadeler, oyuncaklar, fincanlar, zemzem takımları daha neler neler getiriyoruz.
Sanki oraya ibadete değil de ticarete gitmiş gibi bir halimiz var. Aman kardeşlerim burası mühim çok dikkat edelim! Alacaksanız da ülkenizden alın paranız yerli esnafa nasip olsun.
Sevgili okurlar canım bunda ne var, diyebilir.
Bilinmelidir ki en güzel umre en güzel hac şuurluca yapılandır.
Bu ne demek?
Kısaca: hissederek, okuyarak, gözlemleyerek, dinleyerek, bilinçli bir yolculuğa çıkarak...
Muhammed İkbal “in hac ile ilgili güzel bir sözü var. Hacdan dönenler tespih, takke ve benzeri şeyleri İkbal’e hediye olarak getiriyorlar. Muhammed İkbal, 'Hediyeleriniz için teşekkür ederim. Hepsi güzel hediyeler. Keşke hacdan Hz. Ebubekir “in sadakatini, Hz. Ömer “in adaletini, Hz. Osman’ın hayâsını, Hz Ali"nin ilmini getirseydiniz de onlarla bir Pakistan inşa edilirdi" diyor.
Ne güzel bir bakış açısı, ne güzel şuur.
OLMASI GEREKEN / BİZDEN BEKLENİLEN
Aman ha kardeşlerim! Ziyaretlerimiz sıradanlaşmasın. Oradan dönerken tarih bilinciyle, kulluk bilinciyle, kendimizi şarj etmiş, yeniden fabrika ayarlarına dönmüş şekilde gelmeye gayret edelim.
Mekke'nin ümmül kura/Şehirlerin anası- başkent olduğunu bilelim. Gece gündüz kaim olan, uyumayan bir şehir olduğunu bilelim. Kuran'ın semadan arza indirildiği mekanlar olduğunu bilelim. Cebeli Nurda vahyin inişini peygamber aleyhisselamın Hira mağarasında zaman zaman inzivaya çekildiğini bilelim. Mekke şehrinin ta eski zamanlardan beri ibadet ve ticaretin merkezi olduğunu bunun için panayırların kurulduğunu da bilmekte fayda var.
Bununla beraber zalimlerin zulmünü, yapılan boykot eylemlerini, peygamberin hicretini, Ebrehe'nin Kâbe’yi yıkmaya gelişini, ebabil kuşlarının bir ordu gibi imdada yetiştiğini nasıl bir ekin yığınına çevirdiğini hatıramızda tutalım.
Süreka'nın atının ayaklarının çöl kumlarına batarak Hazreti Muhammed'i öldürmeye giderken nasıl imana geldiğini nasıl dirildiğini islamla nasıl hayat bulduğunu hatırlayalım. Aynı şekilde Sevr dağına bakarken yahut mağaraya çıktığınızda güvercinlerin mağara önüne nasıl yuva yaptığını Hz. Ebubekrin müşrikler mağara önüne geldiklerinde: "Bizi bulacaklar ya Resulallah" deyip gamlandığında "La tehzen inşeallah meana" "korkma üzülme Allah bizimle beraberdir" diyerek moral veren bir peygamber hikayesini lütfen hatırlayın.
İmkanı olanlar üç beş senede "Allah çağırdı gidiyorum" diyerek "kendilerini şanslı hissederken; gidemeyenler "bedbahtmış" gibi küçümsenmemeli. Yüreği beytullah aşkıyla yanan özlem duyup ta imkansızlıktan gidemeyen niceleri var. Onun için ölçülü-tutarlı olmak gerek. Hiç kimse umreye hacca gidince cenneti garanti etmiş ebeden kurtulmuş havasına girmemeli.
Biz buna şöyle diyelim. İmkanı olanların-dinen zengin sayılanların ömürde bir defa Allah’ın emri olan hac davetine icabet etmesi "Farzı ayındır".
Umre ise arefe günü, teşrik tekbirleri günleri hariç çünkü bu günler kurban bayramı günleridir yılın her hangi bir ayında her hangi bir günde ömürde en az bir defa peygamberimiz aleyhiselamın ümmetine tavsiye ettiği "sünneti müekked" bir ibadettir.
Nasıl yapılır? İhram giyerek niyet ederek tıpkı hac gibi. Tavaf, say, traş yapılarak. Ancak umrede kurban kesmek, şeytan taşlamak, müzdelife ve Arafat vakfesi yoktur.
SEMBOLLER VE ANLAMLARI
Evet, Umre başı başına ibadettir. 1 tavaf 7 şafttan oluşur. Bunun sembolik anlamı: 7 kat yerin ve 7 kat semanın sahibi olan Allah'ım bende senin etrafında galaksiler gibi 7 kez dönüyorum. Hani onlar nasıl ki bir düzen ve ahenk içinde yörüngesinde dönüyorsa bende senin kulunum vahdaniyetin sembolü olan beytullahın etrafında Allah diyerek zikirle, tesbihle dönüyorum.
Evet, umre bir ibadettir. Say yaparken safa ile Merve arasında 4 gidiş 3 dönüşle 7 kez yürünülür. Bunun sembolik anlamı: Hazreti Sare annemizin oğlu İbrahim için su arama telaşıyla canhıraş koştuğunu ve rabbine dua ettiğini hatırlamak o hisle hareket etmek demek.
Kâbe, tevhidin
Kurban, teslimiyetin,
Traş, günahların döküldüğü
Cemerat-şeytan taşlama, nefis ve vesveselere dur diyebilme,
Arafat, mahşeri kalabalığı sembolik mekan olarak Hz. Âdem ile Hz. Havva nın vuslatı,
Hacerül esved, selamlama ve tafafa başlama noktası, cennetten bir taş, kamera görevi
Hatim, kabenin içinden bir bölüm
Makamı İbrahim,Kâbe’yi inşa eden ustanın/İbrahim peygamberin ayak izi
Zemzem, suya kavuşmanın
İhram 'kefenin'
Izdıba 'gücün'
Hervele 'hızın'....vb. sembolik anlamları vardır.
Faydalı olması ümidiyle esen kalın...













