ATATÜRK DEVRİMCİ MİYDİ?
Öncelikle önemsediğim bir konuyu belirtmek isterim. Diyanet işleri başkanımızın Cumhuriyetin ilanı ve 10 Kasımda yayınladığı mesajlar taktire şayandır. Bu kıymetli mesajlar toplumu birleştiren çimento görevi gören mesajlardır.
Atatürk, yaşadığı dönemde toplumu ve bireyleri etkilemiş onlara yön vermiş toplum üzerinde derin izler bırakmış bir liderdir. Hem de devrimci bir lider.
Evet, Atatürk devrimciydi!
Afyon'da, Kütahya’da, İzmir'de Yunanı devirdi. Yedi başlı ejderha gibi vatanı kuşatan İngiliz’i, Fransız’ı İtalyan’ı devirdi. Tabiki tek başına değildi. Arkasında iman ve cihat ruhuyla şehadeti göze alan kahraman ordusuyla.
Atatürk devrimciydi.
Sevrcileri "devirdi”. Hilafet ve saltanat yanlılarını "devirdi". Burada tırnak işaretinde söylüyorum “devirmekten" maksadımın saf dışı bırakmak.
Atatürk'ün en büyük devrimi Cumhuriyettir. Bugün aramızdan ayrılışının 87. yıl dönümünü. Kendisini rahmetle anıyoruz. Bize miras bıraktığı Cumhuriyetimiz ise103 yaşında. Daha dün ilan edilmiş gibi. Türkiye'nin dört bir yanında coşkuya kutluyoruz.
Atatürk devrimciydi!
Eskinin yerine yenilerini getirdi. Ölçüde, tartıda, kılık kıyafete yenilikler sundu. Yeni kurduğu devleti yeni anayasa ve yeni alfabe ile tanıştırdı. Yüzünü hep batıya döndü. Modern bir toplumu inşa etmek için medeni kanunlarla taçlandırdı. Ne kadar medeni(!) olduğu tartışmalara açık bir konu.
Gerçi bu kanunların menşei Anadolu kültürüne ait değildi. Kökleri İsviçre’ye Fransa’ya dayanıyordu. Ya da İtalya ya, İngiliz’e. Almanlardan bile kanunlar almışız. Bizde şeri hukuk, örfi hukuk ve mecelle kanunları uygulanırmış. Osmanlıdaki kanunlar şeyhulİslam ve devrin kadıları yani hukukçuları tarafından belirlenmişti. Kaynakları Şeri olduğu için şeriata/Kuran ve sünnete dayanıyordu.
Ama olsun O bir devrimciydi!
Bütün bunları bile bile yapmıştı. Bir toplumun bir medeniyetin yeniden inşasıydı bunlar. Devleti âliyedeki yenilikler Gazi paşadan öncede yapılmıştı.
1718 de Lale Devrinde başlayan yenilik ve ıslahat çalışmaları 1839 da Tanzimat’la devam etti. Ardından 1856 da Islahat Fermanı 1876 da Birinci Meşrutiyet ve Kanuni esasının ilan edilmesiyle değişim dönüşüm hızlanmış oldu.
Bu devrimler/yenilikler Atatürk tarafından kurulan yeni devletle zirveye ulaştı. Hepsi kısa sürede ve bir çok alanda ivedilikle yapıldığı için tepkileri üzerine çekmesi doğaldır. Bugün bile yenilenme çabalarının olduğunu görüyoruz. Çünkü her yeni eskiyor. Değişen zamana ve koşullara göre kanunları güncellemek kaçınılmaz oluyor.
Atatürk ilk kez Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı vermişti. Soyadı kanunu getirerek de insanları kötü sıfat ve lakaplar takılmasından kurtarmıştı.
Atatürk devrimciydi!
Adına demokrasi dedikleri ve seçimle iş başına gelinen bir yönetim inşa etmişti. Muhtarlar, belediye başkanları, başbakanlar, milletvekilleri, cumhurbaşkanları budan böyle seçilerek iş başına gelecekti. Bunun anlamı şu idi: Halk tarafından rağbet görenler diğer bir ifadeyle Anadolu’nun en ücra köyündeki vatandaş bile iş başına gelebilecek devleti yönetecekti. Tıpkı Isparta İslam köy doğumlu olan Süleyman Demirel gibi.
Atatürk devrimciydi!
Onun zamanında çimento fabrikası, şeker fabrikası, kumaş fabrikası kurulmuş. Anadolu’nun muhtelif şehirlerine demir ağlar götürülmüştü.
Atatürk'ün yaşadığı 57 yıllık (1881-1938) ömrünün nerede nasıl geçirdiğini dönemin konjonktürünü ve mücadelesini iyi okumak gerek.
Çünkü dönemin koşulları gereği Rusya da Bolşevik ihtilali çıkmış. Komünizmin tehlikeli sinyalleri çalmaya başlamış. İtalya da feminizm faşizm hareketleri yaşanmış. Ülkeler Stalin, Lenin gibi diktatörlerce yıllarca demir yumruk gibi yönetilmiş.
Kısa bir not düşelim.
Etrafımız ateş çemberi. 1909 II.Meşrutiyet ve II.Abdülhamid'in tahtan ayrılmasıyla;
(1911-1913) I.ve II.Balkan savaşları
1915 Çanakkale savaşı
11918 I.dünya savaşı
1919-1922 Kurtul savaşını yaşamışız.
Ve Atatürk 42 yaşında...
Yeni Cumhuriyetin yeni cumhurbaşkanı oluyor. Mecliste toplam 286 milletvekili var. Oylamaya katılan 158 vekil Atatürk’ü cumhurbaşkanı seçiyor. Bu uygulama 2014 seçimlerine kadar devam eder. Bundan sonra cumhurbaşkanı halk tarafından seçilecektir.
Diyeceksiniz ki Tekke ve zaviyeler kapatıldı. Türbeler işlevini yitirdi. İnsanlar bir gecede cahil kaldı. Ezan Türkçeleştirildi. Ayasofya müzeye çevrildi. Şapka kanununa muhalifleri yüzünden alimler, isyanları yüzünden eşrafı kebair idam edildi.
Evet, değişimin hızına ayak uydurmak güçtür. Devrimler hep yapıcı olmaz. Bazen yıkıcıda olur. Acıtır kanatır yürekleri. Kolay sindirilmez, kalıcı izler bırakır insan oğlunda. Ama her şey aslına rücu eder.
Biz bu 10 Kasım gününde de yiğitlik, kahramanlık ve gazilik yönüne bakarak rahmetle anıyoruz.
Hadisi şerifte "küllü beni âdemühattaün ve hayrülhattaine tevvabün" buyurulmakta. Yani Her Adem oğlu hata yapabilir hata edenlerin en hayırlısı tövbe edendir.
Her 10 kasımda vatandaşların beklentisi şu yönde.Mevlit okunacak mı hatim duası yapılacak mı? gibi kahır ekseriyeti soruyor. Bu yıl Kocaeli de Bartın da il ve ilçe genelindeki bütün camilerde valilikçe bir programın yapılması yönünde karar alınmış.
Alınan bu karar kanaatimce hoş güzel. Ancak eksik ve yetersiz olduğunu düşünenlerdenim.
Kararın Ankara merkezli olması Kocatepe camiinde yapılması ve TRT 1den canlı yayınla tüm halkımıza ulaştırılması daha isabetli ve kucaklayıcı bir karar olacaktı.
Takdir devlet aklının. Bize de itaat etmek düşer.












