BİLMİYORSANIZ SORUN
Cehalet çağlar boyunca farklı şekillerde kendisini göstermiştir. Teknolojinin cahilliği örttüğü düşünülse de hakikatte öyle değildir. Modernizm hiç olmadığı kadar cahiliye üretmiştir. Bireyin kendisine tapınma dönemi. Kendi kendine yetme anlayışı bir başkasına asla ihtiyaç duymama ve ben kendime yeterim sanısı; cehaletin en üst perdesidir.
Cahilliği aşmanın yolları vardır. Tefekkür, tezekkür, taakkul, tedebbür ve sual hepsi sorgulamak/sormak ve öğrenmek eylemini içermektedir. Bu sayılanlar bireyi donanımlı ve nitelikli kılar. Sual yani soru sormak insani bir eylemdir.Aynı zamanda soru tefekkür, tezekkür, taakkul ve tedebbürün ilk adımıdır. Onlara kapı aralar. Tüm bunlar soru/sual ile başlar.
Tezekkür, bir konuyu derinlemesine düşünmek, anlamak ve ibret almaktır. Gündeme almak ve gündem oluşturmaktır.
Tefekkür, bir şeyi detaylıca analiz etmek ve eyleme dönük düşünce üretmektir.
Taakkul; akıl yoluyla bir şeyin mahiyetini kavrama, ölçüp biçme ve şeyler arası bağlantı kurma faaliyetidir.
Tedebbür, bir işin arka planını başlangıçtan hesaplamak ve derinlemesine kavramak demektir. Pro-aktif kuşatıcı ve hissederek adeta yaşayarak sonuçlandırma faaliyetidir.
Zikir ehli (ehlü'z-zikr),Kur’an ve sünnete vakıf ilim/vahiy konusunda uzman âlimler anlamına gelir.Kur'an-ı Kerim'in isimlerinden biri Zikirdir.
Hicr Suresi 9. ayette geçen "Şüphesiz o Zikri (Kur'an'ı) biz indirdik..." ifadesiyle Kur'an'ın doğrudan zikir olduğu belirtilmiştir.
Kur’an’ın adı zikirdir. Kur’an’da yaratılışa dair her şey vardır. "Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık." İnsanın varlıkların ihtiyaç duyduğu her şey. Kitapta mevcuttur. Kitaba vakıf olan kimsenin ilim ve hikmet sahibi olması kaçınılmazdır. Kur’an’ın varlık nedeni budur.
Allah insanı nitelikli kılmak için yönlendiriyor. “Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara (feselu ehlezzikri) sorun (Nahl 43).Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara (feselu ehlezzikri) sorun (Enbiya 7).” Ayetlerde geçen “Ehil/ehli” kelimesi üzerinde durulması gerekmektedir. Ehil, bir işin ustası, uzmanı, yetkilisi veya becerikli kişisi anlamına gelen bir kelimedir. TDK'ya göre bir işte uzman, yetkili, erbap veya sahip demektir. "Ehil olmak" deyimi bir konuda ustalaşmayı, "işi ehline bırakmak" ise o işi uzmanına yaptırmak gerektiğini ifade eder
Bilmiyorsanız zikir ehlinden sorun ayetinin hedefinde Peygamber ve kitabın doğrulanması vardır. Yani hakikatin keşfi vardır. İnsanın özgürlüğe ulaşması vardır. Kitap ve peygamberin hak/hakikat olduğunun anlatılmasına işaret vardır.
Bazı yorumcular zikir ehline sorun ayetinde zikir ehlinden maksat ehli kitabın âlimleri olduğunu söyler. Tefsir/Fıkıhilminde Has ve Âmmkuralı vardır. Has, hususi (özel), tek bir kişiye veya sınırlı bir sayıya işaret eden lafızları ifade eder. Âmm ise umumî (genel), bir sınırlama olmaksızın kapsamına giren tüm fertleri içine alan kelimeler ve olaylar için kullanılır.Ancak "sebebin hususi (özel) olması, hükmün umumi (genel) olmasına engel değildir" kaldı ki iki ayeti kerimenin (Nahl43/Enbiya7)siyak ve sibakına bakıldığında ehli kitaptan söz edilmemektedir. “Zikir Ehli” mutlaktır mukayyet değildir.
Zikir ehli ve onlara yönelmek soru sormak; küresel ve çağlar üstü bir haldir. Hangi konu olursa olsun bilmeyenler o konuyu bir bilene sormak zorundadırlar. Bu çerçevede fakih ve müçtehit olmayanlar uzman/ehil olanlara tabi olmak durumundadırlar. Bir mezhebe bağlı olmak zorunluluğu onlardan biridir.
Bir hatırayla bitireyim. Yıl 1985 yer İzmir. 12 Eylül ihtilali sonucu İmamlıktan atılmış ve hapis yatmış bir arkadaş. “ Hapishane koğuşlarında bizimle birlikte yatan komünist arkadaşlar da vardı. Ben onlara Kur’an her soruya cevap verir. Onda her şey var diye anlatırdım. Benim cezam bitti ve çıktım. Aylar sonra o komünist arkadaşında cezası bitmiş. İzmir sokaklarında karşılaştık. Bana şöyle sordu “hani sen derdin ya Kur’an da her sorunun cevabı var. Evet dedim. Öyleyse söyle 1 torba undan kaç ekmek çıkar?” Hemen elinden tuttum ve ileride bulunan bir fırıncıya götürdüm fırıncıya sordum “1 torba undan kaç ekmek çıkar? Fırıncı “250 ila 350 adet arasında somun ekmek çıkar.” Arkadaş sen “Kur’an’dan söyleyecektin” dedi.
Ben “bilmiyorsanız zikir ehline sorun” ayetini okudum. Sormak başarmaktır.














