28 Şubat darbesinin üzerinden 28 koca yıl geçti.
28 Şubat 1997'de Milli Güvenlik Kurulunda alınan kararla ülkemizde kökü dışarıda zinde güçler halkın oyları ile seçilip iktidara gelen Cumhuriyet hükümetine darbe yapmışlar ve ülkemizde halkımıza devlet gücü kullanılarak zulüm dönemi başlamıştı.
İllegal Batı Çalışma Grubunun marifetiyle başlatılan zulüm darbesini sermaye, basın, siyaset, sivil toplum, bürokrasi ayakları destekleyip silahlı kuvvetler uygulamasında önde olmuştu.
Darbe sonucu milletten 6 milyon oy alan iktidarın büyük ortağı Refah Partisi iktidardan indirilerek kapatılmış bu dönemde Askeri Şura kararları ile binlerce asker personel Müslüman olmaları sebebiyle uyduruk yargılamalarla görevden uzaklaştırılıp mağdur edilmişti. Müslüman mütedeyyin hanım kamu personeli hukuk ayakları altına alınarak görevlerinden atılmış, mağdur edilmişti.
Üniversite ve ortaöğretim kurumlarında uygulanan hukuksuz başörtü ve ibadet yasağı sebebiyle on binlerce kız öğrenci okulunu bırakarak öğretim hayatları sonlandırılmış ya da şahsiyetleri incitilerek başörtülerini çıkarmak zorunda kalmışlardı. Katsayı engeli ile imam hatiplerin üniversiteye girişi engellenmişti.
Kebapçıdan manava, tablacıdan bakkala varıncaya kadar birçok esnaf irtica suçlamasıyla işlenmiş ve mağdurlar listesi genişletilmişti. Bu yetmiyormuş olsa gerek vakıflar, dernekler ve diğer sivil kuruluşlar hiçbir gerekçe ve delil göstermeden baskınlar yapılarak fişlenmiş, yöneticileri sorgulanıp tutuklanmış, mağdur edilmişlerdi.
Bunun yanında Genel Kurmaya çağırılan yargı organları mensubu hâkim ve savcılara Müslüman mütedeyyin vatandaşları yargılayıp uzunsüreli mahkumiyete çarptırılmaları konusunda brifingler verilmiştir.
Darbeci paşaların bin yıl sürecek diye iddia ettikleri 28 Şubat zulüm darbesi 1000 yıl sürmedi. 2002 yılında yapılan genel seçimlerde milletin verdiği oylarla darbecilerin mâhkum ettiği kadrolar iktidar oldu.
Bu dönemde darbe döneminin mağduriyetlerinin birçoğu giderildi. Üniversiteliler okullarına döndüler, memurlar görevlerine döndüler, İmam Hatip okullarının Kur’an kurslarının mağduriyetleri sonlandırıldı. Tüm kamu kurumlarında başörtü yasağı kaldırıldı.
Bunlar takdir edilip tebrik edilecek icraatlardı. Bununla birlikte
- 28 Şubat'ta Genelkurmayda verilen brifinglerden sonra uzun yıllara mâhkum edilen Müslüman kimlikli mağdurların adaletle yargılanıp tahliye edilmemeleri
- Uzun yıllar kamu görevinden uzaklaştırılan personelin kayıp yıllarının ve özlük haklarının iade edilmemesi
- Darbeyi yapan, on binlerce mağdur üreten ülkemize insanımıza sayısız zarar açılmasına sebep olan (Ekonomik, siyasi, sosyal, psikolojik) darbeci paşaların kendisi de darbenin mağduru olan Cumhurbaşkanının kararnamesi ile affedilmesi, milletimiz ve mağdurlar tarafından asla kabul görmemiştir.
- Darbenin destekçisi siyaset, basın, sivil toplum, yargı, bürokrasi ve sermaye çevrelerine halen dokunulamamış olması da 28. yılında darbenin yaralarının tam olarak sarılamayıp faillerden hesap sorulamadığının işarettir.
Sanırım hesapları mahşere kalacak















