Tuğba BOZKUŞ’tan
Bayram Mesajı
…
Eskiden bayramlar takvimdeki bir gün değil, insanların birbirine gerçekten dokunduğu zamanlardı…
Kapılar daha sık çalınır, sofralar daha kalabalık kurulur, insanlar birbirinin gözünün içine daha uzun bakardı.
Şimdi ise aynı bayramlar; kalabalıkların içinde biraz daha yalnız, mesajların içinde biraz daha sessiz geçiyor.
Belki de modern hayat, insana birçok şey kazandırırken; bazı duyguları eksilterek ilerliyor…
Hızlanan zaman, derinliği azalan ilişkiler ve ekranlara sığdırılan sevgiler; bayramların ruhunu yavaş yavaş değiştirdi.
Oysa insan, en çok da böyle özel günlerde anlıyor;
asıl ihtiyaç duyduğu şeyin gösteriş değil, samimiyet olduğunu…
Çünkü bazı eksiklikler sofrada değil, kalpte hissediliyor.
Yine de her şeye rağmen;
bir tebessümün, içten bir sarılmanın, “nasılsın?” sorusunun bile insan ruhunu iyileştirebildiği zamanlardayız.
Belki eski bayramların aynısını geri getiremeyiz…
Ama içimizde kaybetmediğimiz merhamet, vicdan ve aidiyet duygusu varsa;
insanlık hâlâ tamamen eksilmemiş demektir.
“Ve belki de çağımızın en büyük yoksulluğu;
insanın artık hiçbir şeye değil, kendi içindeki hakiki insana yabancılaşmış olmasıdır…
Çünkü bazı bayramlar takvimden değil, insanın ruhundan eksilir.”
…















